14 Nisan 2021 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
UZUN BİR KIŞ SONUNDA
Yazı Tarihi: 03 Nisan 2021 Cumartesi 06:27

O yıl New York’ta kış, Nisan’ın sonuna kadar uzamıştı. Kör olduğum ve yalnız yaşadığım için çoğunlukla evde kalmayı yeğlemiştim.

Sonunda bir gün soğuk hava gitti, bahar kendini gösterdi hava coşkulu bir kokuyla dolmuştu. Arka bahçeye bakan pencerenin önünde küçük, neşeli bir kuş devamlı, cıvıldıyor, sanki beni dışarı çağırıyordu.

Nisan ayının değişken havasını bildiğimden kışlık mantoma sarıldım. Fakat havanın ılıklığını içimde hissedince, yün kaşkolumu, şapka ve eldivenlerimi bıraktım. Üç çatallı bastonumu alıp neşeyle sundurmaya çıktım ve kaldırımın yolunu tuttum.

Yüzümü güneşe doğru kaldırıp, onu selamlayan bir gülümseme sundum.

Sessiz çıkmaz sokağımıza yürürken kapı komşum; “Merhaba” diyerek seslendi ve gideceğim yere götürmeyi teklif etti.

“Hayır teşekkür ederim. Şu bacaklar bütün kış dinlendi. Eklemlerimin harekete ihtiyacı var. bu yüzden yürüyeceğim” diye cevap verdim.

Köşeye vardığımda alışkanlıkla durdum. Birinin gelip yeşil ışık yandığında beni karşıya geçirmesini bekledim. Nedense bu sefer öncekilere göre, daha uzun süre beklemiştim ve hala hiç kimse teklif etmemişti.

Sabırla beklerken, eskiden hatırladığım bir melodiyi mırıldandım: Bu, çocukken öğrendiğim “Hoş geldin Bahar” şarkısıydı.

Birden bir erkek sesi duyuldu:

“Sesinizden çok neşeli bir insan olduğunuzu hissettim. Sizinle caddeyi birlikte geçme şerefini bağışlar mısınız bana?”

Gülerek başımı salladım ve duyulabilir bir sesle; “evet” dedim.

Kibarca koluma girdi ve birlikte kaldırımdan yola indik.

Yavaşça yolun karşısına geçerken konuşabilecek en iyi konudan, havadan konuştuk.

Adımlarımızı birlikte atarken hangimiz rehber, hangimiz yardım alıyor, belli olmuyordu. Yolun karşısına varmamıza az kala, ışığın değiştiğini anlatırcasına araba kornaları birden gürültüyle çalmaya başladı.

Kaldırıma çıkmak için birkaç çubuk daha attık.

Ona dönüp bana eşlik ettiği için teşekkür etmek üzere ağzımı açmıştım ki, ben daha iyi bir şey söylemeden o konuştu; “Bilmem farkında mısınız? Sizin gibi neşeli bir insanla karşıya geçmek benim gibi bir kör için ne kadar muhteşem bir şey…”

O bahar gününü hiç unutmayacağım.

*

FIKRA (YAŞASIN)

Yaşlı çift evliliklerinin kırkıncı yıl dönümünde paraya kıymışlar, Avustralya’da tatil yapmaya karar vermişlerdi. Pencereden saatlerdir okyanusu seyrediyorlardı.

Sessizliği pilotun anonsu bozdu: “Sayın yolcularımız! Korkarım size bir haberim var. Motorlarımızdan biri sustu, diğeri de susmak üzere, acil iniş yapmalıyız. Neyse ki altımızda haritada görülmeyen bir ada var ve sahiline inmeye çalışacağız. Bunu başarabilirsek tek sorunumuz bizi bulabilmeleri için dua etmek olacak”

Uçak mini adanın kumsalına başarılı bir iniş yaptı, kimsenin burnu bile kanamadı.

Uzun bir rahatlama sessizliğinden sonra adam karısının ellerinden tuttu, gözlerine endişeyle baktı; “Mano, bu ay kredi kartının borcunu ödedin mi?”

“Hayır sevgilim, unutmuşum. Kızdın mı?”

Adam endişeyle yine sordu; “Araba kredisinin taksitini ödemiş  miydin?”

“Özür dilerim canım, onu ödememiştim.”

Yaşlı adam karısının ellerini bırakıp kırk yıldır yapmadığı şekilde ona sıkı sıkıya sarıldı.

Karısı şaşkın korkarak sordu; “İyi misin tatlım?”

“Hiç olmadığım kadar. Bizi mutlaka bulacaklar.”

Bu yazı 549 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» KUYRUK ACISI
» KIRKLARELİSPOR 5- TURGUTLUSPOR 2
» NEYLE HATIRLANMAK İSTİYORSUN
» 3 BİLGE
» PAPAZIN PAPAĞANI
» AH ŞU DOKTORLAR
» YETENEK NEDİR?
» UZUN BİR KIŞ SONUNDA
» GECE NÖBETÇİSİ
» AYININ DOSTLUĞU
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter