21 Ocak 2022 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Gizem COŞKUN
Ülkeden Kadın ve Hayvan Manzaraları
Yazı Tarihi: 17 Haziran 2021 Perşembe 07:29

Geçtiğimiz hafta İstanbul Moda'da birlikte olduğu erkekle aynı dairedeyken 3. kattan düşen Şebnem Köker hayatını kaybetti.

Niğde'de kaldırımda yürüyen iki genç kadına tanımadıkları ve yoldan geçen bir erkek şahıs aniden tekme ve tokat atarak saldırdı. Olay yerine çok yakın olan polis zanlıyı yakaladı.

İstanbul Nişantaşı'nda bir parkta oturan bir kadına sırf baş örtüsü taktığı için "sizi burada istemiyorum" gibi ifadelerde bulunup, üstüne yumruk atarak şiddet uygulayan Eray Çakır isimli şahıs için tutuklama istemi ile yargılama başlatıldı.

Bursa'da takip ettiği kadınları zorla öperek taciz eden sapık kameralara yakalandı.

İstanbul Tuzla'da Ercan Öztürk isimli cani, bir köpeğe tecavüz ederken çektiği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştı.

Kahramanmaraş'ta kimliği belirsiz bir kişi veya kişiler tarafından ayakları kesilen yavru köpek, katledilip sonra da ağaca asıldı.

Pamukkale'de bir apartmanda kanlar içinde bulunan bir kediye tecavüz edildiği ve tecavüz kaynaklı omuriliğinin kırıldığı ortaya çıktı. Bir ay önce doğum yapan kedinin yavrusunun da on altı gün önce aynı apartman boşluğunda ölü bulunduğu ortaya çıktı.

Ve Marmara denizi öldü. Müsilaj yüzünden kıyılara vuran kirlilik görüntüleri hepimizi dehşete düşürdü.

Daha sayalım mı?

İşte Türkiye'den kadın, hayvan, deniz olmaya dair bir kaç hikaye...

Hayatını birlikte sürdürdüğün kişi tarafından öldürülebilir, yaşamını kaybedebilirsin.

Arkadaşınla yolda yürürken belki de mutlulukla ona bir şeyler anlatırken, belki hayatın ne kadar güzel olduğunu düşünürken, birden bire hiç tanımadığın biri tarafından saldırıya uğrayabilirsin.

Özgür bir ülkede, sadece baş örtüsü taktığın için, inancın sebebi ile aşağılanabilirsin. Bakın burada bir parantez açmak istiyorum: Şort giydiği için saldırıya uğrayan kadınla baş örtüsü taktığı için şiddete uğrayan kadın arasında hiç bir fark yoktur. Hiç kimse bir başkasına giydikleri sebebi ile saldıramaz. Şort giydiği için baskıya uğrayan kadınla baş örtüsü yüzünden saldırıya uğrayan kadınların hakkını eşit derecede savunacağız: Ne giydiğimiz sadece bizi ilgilendirir. Unutmayın ki açık giydiği için saldıran ile baş örtüsüne saldıran zihniyet birebir aynı derecede yobazlık ihtiva eder, eşit derecede haksızdır. Ne eksik ne fazla.

Okuldan ya da işten eve dönerken, bir kaldırımda kulaklığınızda en sevdiğiniz müzikle bir yerlere giderken durduk yere hiç tanımadığınız, bilmediğiniz, görmediğiniz bir adamın sizi öpmesi ne demektir peki? Alelade bir günü kabusa çevirmek bu kadar basit işte, hiç bir şey yapmadığınız halde tacize uğrayabilirsiniz. Hani şu tecavüzü güya haklı çıkarmaya çalışan geri kafalı zihniyetin sorguladığı tüm o iğrenç sorulardan da muafsınızdır; o saatte orada ne işi varmış - öğlen vakti-, mini etekle sokakta ne yapıyormuş - eşofman giyilmiş -. Sanki giydiklerimizin ve saatin bir önemi varmış gibi. Tecavüzcüyü, tacizciyi aklamaya çalışan her bir düşünce sisteminizi gözden geçirin, zira gecenin bir vaktinde etekle değil mayo ile bile dışarıda olsak, kimsenin bize saldırmaya hakkı yoktur, olamaz. Ama zaten tacizin de saati ve kıyafeti yok görüldüğü üzere. Sadece sapık zihniyeti var.

Gelelim her gün aldığımız hayvan katliamı haberlerine...

Hayvan Hakları Yasası derhal çıkarılmazsa ne hayvan ne de insan katliamı durmaz, durmayacaktır. Daha önceki yazılarımda da çok kez dile getirdiğim üzere, seri katillerin hemen hemen hepsinin insan katletmeye başlamadan önce, bir çok kez, çocukluklarından itibaren hayvanları öldürmeye başladıkları bilinen dahası onaylanan bir gerçek. Bu masum hayvanlar, adeta onlar için insan öldürmelerinde önce deneme niteliğindedir. Bu yüzden herhangi bir hayvana zarar veren hiç kimse cezasız kalmamalıdır. Bu gelecek cinayetleri de önleyecektir. Bunun dışında, sokakta veya evde yaşayan, yardıma muhtaç güzel evlatları da korumaya yöneltecektir.

Bir canlıya; kadın, erkek, çocuk, hayvan veya deniz, ağaç fark etmez, doğaya zarar veren, verme eğiliminde olan, vicdansız tüm kişiler hatta kurumlar cezalandırılmalıdır.

Yoksa ne geleceğe bırakılacak alanlarımız, ne denizimiz ne de canlarımız kalacak.

Hatta geleceği oluşturacak bir nesil bile kalmayacak.

Çok geç olmadan, hayvan hakları yasası çıksın. İstanbul Sözleşmesi uygulansın.

Bu yazı 6497 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» 2 gencecik insan, 2 kaybolan hayat
» Yeter Artık!
» Affetmenin Gücü
» Ülkeden Kadın ve Hayvan Manzaraları
» Eşitsizliğe ve adaletsizliğe de kapalı mıyız?
» CADI AVI
» İstanbul Sözleşmesi Uygulansaydı Onları Yaşatacaktı…
» 8 Mart ‘Hayatımızdaki Kadınlara Teşekkür Etme Günü’
» Şehzade değil ‘Beyefendi’
» Gazetede Akıl Tutulması
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter