27 Kasım 2021 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
EVLİYA ÇELEBİ
Yazı Tarihi: 23 Ekim 2021 Cumartesi 06:53

Bir yerlere gitmek, gezmek, yenidünyalar tanımak ve görmek hemen hemen herkesin yapmak istediği bir etkinlik. Büyük keyif aldığımız gezmek mutlaka hepimizi etkilemiştir. Günümüzde çeşitli yerleri daha çok fotoğraf çekerek anılarımıza aktarıyoruz. Eskiden böyle bir teknolojik kolaylık olmadığı için gezginler yazı yoluyla insanlara gezip gördüklerini aktarıyorlardı. Bizim için bu konuda çok başarılı eserler bırakmış Evliya Çelebi, gezginlik tarihimizin en önemli şahsiyetidir. Birleşmiş Milletler’ in kültür, bilim ve eğitim organizasyonu Unesco Dünya kültür tarihini inceleyip, kültürler arasında köprüler kurmuş yüzlerce tarihi kişilik içinden en önemli yirmi tanesini seçmişti. İşte o yirmi şahsiyetten birisi bizim değerimizdi. Ayrıca 2011’de de Dünya’da “Yılın İnsanı” seçildi. O kişinin adı: Evliya Çelebi’dir. Hani, neredeyse hiçbirimizin o muhteşem on ciltlik ‘Seyahatname’sini okumamak eksikliğinde bulunduğu harika eser. Önemini ve değerini yabancıların bizden daha iyi kavradığı ulusal hazinelerimizden biridir. Unesco, 400. doğum yıldönümü münasebetiyle 2011’i Evliya Çelebi yılı ilan ettiğinde biz Türkiye’de birkaç konferans ve sergiyle anma yapabildik. Gezginlik konusunda parlak sloganlar ve marka adları keşfetmeyi seven turizm şirketleri de konuyu önemseyip, Dünya çapında duyulacak kampanyalar için bir çabaya girişmedi. Ne hakkında diziler, filmler yapıldı, ne de okullarda adına bilgilendirmeler yapıldı. Büyük ulusal hazinemiz Evliya Çelebi’nin 400. doğum yılında Türkiye’de gerçekleşen en önemli etkinliği daha önce “Osman’ın Rüyası” adlı kitabın yazarı, yabancı bir kadın gazeteci olan Caroline Finkel düzenledi. Finkel, Evliya Çelebi’nin 1671’de Mekke’ye atla yaptığı yolculuğun Bursa’dan Simav’a kadar olan bölümünü katılımcılarla beraber at sırtında ve bisikletle yeniden canlandıran kişi oldu. Evliya Çelebi’nin, Muharrem ayının 10. günü Hicri 1020 yılında yani: 25 Mart 1611’de İstanbul’da doğduğu kabul edilmiştir. Babası Derviş Mehmet Zilli, iki padişahın Kuyumcu başı olup, onlarla seferlere katılarak bol bol seyahat etmiştir. Zamanın koşullarına göre çok iyi bir eğitim alan Evliya Çelebi, 1640 yılında 29 yaşındayken Bursa’dan yola çıkmış ve 50 yıl boyunca sürdürdüğü gezilerini yazılı kaydederek eşsiz bir eser yaratmıştır. 17. yy İstanbul’unun ve Osmanlı topraklarının büyük kısmını yarım yüzyıllık değişim süreci içinde bir sosyal tarihçi özeniyle kaydeden gezgin, Seyahatname’sinde imparatorluğun en hümanist döneminde barındırdığı tüm kültürleri son derece önyargısız biçimde aktarmıştır. Mezarının yeri ve ölüm tarihi kesin bilinmeyen Evliya Çelebi’nin Mısır’da, belki İstanbul veya Viyana seferinde öldüğü söylenir.  Uzaklara seyahat edenlere Ülkemizde hâlâ, “Oralarda yediğin içtiğin senin olsun, gezip gördüğünü anlat!” derler. Oysa söz uçar, yazı kalır. İyi ki, Evliya Çelebi anlatmakla kalmamış ve yazmış. 17. yy ’da Osmanlı İmparatorluğu’nun gez gez bitmeyecek sınırları içinde, zamanın meşakkatli seyahat koşullarında Tuna havzasından, Fırat havzasına, Kafkasya, Kırım, Mısır’a ve Girit’e gitmiş, tabii Anadolu ve Rumeli’yi de karış karış gezmiştir. Tarihçi Prof. İlber Ortaylı; “Evliya Çelebi çeşitli muharebeleri, Celali isyanlarını kalemiyle tespit etmiştir, her sınıf halkla haydutlar dahil olmak üzere sohbet edip seyahatnamesine almıştır,” diye anlatıyor ve haklı olarak çoktan bir Evliya Çelebi Enstitüsü kurmamızı, bizim onun şanına yakışır biçimde yıl boyunca her şehirde farklı etkinliklerle anarak eserlerini yeni kuşaklara tanıtmamız gerektiğini söylüyor. Evliya Çelebi zorunlu olarak tek başına seyahat etmişti. Gezilerimizde, çoğunlukla trenlerde tanıştığım genç gezginler bana sık sık ve gururla kendi gezgin ataları Marco Polo, Christopher Colombus, Vasco da Gama’dan bahsettiklerinde ben de bizim Evliya Çelebi’den söz ederim. Fakat Onu Batı’da pek kimsenin tanımadığını görerek üzülürdüm.

Durum hâlâ böyledir. Oysa zamanla toplumumuzun kendi değerlerine sahip çıkmadığı zaman, bunu başkalarından beklemeye hakları olmadığını öğrendim. Zaten 10 ciltlik Seyahatname’yi de dünyaya Avusturyalı tarihçi Joseph Von Hammer-Purgstall tanıtmıştır.

Bu yazı 460 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» İNSAN VE KİRLİLİK
» 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü”
» VAN GOGH
» YALAN
» ÇELİŞKİLER
» GÖREVİMİZ
» YAŞAMI ANLATABİLMEK
» MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
» SEVGİSİZLİK ÇAĞI
» FARKIN OLSUN
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter