17 Eylül 2019 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Mehmet KEMAL
Mahzen
Yazı Tarihi: 19 Temmuz 2012 Perşembe 00:00
Kağıdın ölmesi gerektiğini düşünüyor.
Sayıklıyor.. Uyu, uyu ki eşyalar beyinlerini kafatasına saklayabilsin!
Işığa inanmak için gözlük takardı.
Kırklarında var yok, neden intihar edemediğini kendine soran, eski bir yazar,o öldükten çok sonra,dairesinde delik deşik vestiyerler buldular.
Kasıklarımızda vestiyerler buldular. Koltuk altlarımızda vestiyerler buldular.
Sanırım bomboş kağıtlara bakıyorduk uzun süredir. Yazmak daha
sonraydı. Önce okuyorduk onları. Santim santim. Şurada bir virgül. Şurada bir nokta. Şurada internet konuşmalarından fırlamış bir gülen surat. Bir dövmecinin intiharı…
Belki sadece karaciğerine bir şey Yazıp yazmadığını öğrenmek içindir!
Gözlerini daha önce görmemişti. Bunun dışında bir özelliği yok. Bir dilenciydi. Normal bir yüz. Yaşamıyor,sürüyordu.
Lokanta da rastladım . Her zaman ki yiyecekler. Biraz yumurta. Biraz kavun. Biraz da öğleden sonar ısmarlıyorum. Bir adam sol köşe de, tekrar çalışsın diye, saatine tarih
romanları okuyordu. Her gün yapardı bunu.
Ermeni katliamı, Napolyon, Sümerliler... Aslında kaç dakika yüklenmesi gerekirdi,tekrar yelkovan oynasın diye,tam olarak kaç meydan savaşı
eklemek gerekirdi... Öğrenmeye çalışıyordu.
Günleri denemişlerdi. Haftaları. Ne uzun yaz tatilleri, ne kısa kaçamaklar eklemişlerdi!
Nafile!
Ne zaman aldı, nereden aldı? Hatırlamıyordu hiç. Saatçiyi hatırlıyordu.Tabelayı hatırlıyordu. O günden çok sonra,tekrar o öğle üstüne dönüp,takvime de bakmıştı halbuki.
Tuhaftı.Parası vardı ama sadece ara sıra bir şeyler ısmarlardı bize. Dalga geçerdik. Israrla anlatırdı. 23 Mayıs'ta 'aha bugün!' diyen bir kırmızı çerçeve varmış. Saatçiyi ayakkabı bağına kadar
canlandırırdı. Bunun için bir aktör kiraladığını söyleniyordu
hatta!Tabela da,'Bilmem ne Saat' yazısı ve dükkanın açıldığı günden
beri sektirmeyen küçük bir kronometre.Dalga geçerdik.Seni de gördüğümü hatırlıyorum,dedi. Sanırım son günleriydi. Bir beyin hastalığı. Görmeye
gitmiştik .'Seni de gördüğümü hatırlıyorum,dedi. Öyle bir adamdı. Güldüğü belli olmasın diye kahkahalar atardı,fakat gülüyordu bu
sefer. Emindim.'Şu adamı hatırlıyorsundur' dedi doktoru
göstererek, 'Bense ancak seni nasıl gördüğümü hatırlıyorum, bir şey
nasıl hatırlanır, anlayamıyorum bir türlü!'' Sonuçta öldü. Bir kaç gün
konuştuk onu.
Paketleyip,istemek üzere lokanta sahibine bıraktık. Aslında bütün her
şeyi paketleyip bir yerlere koyduk. Tüketmek uzun sürdü onları.
Oldu sonunda.
Şimdi, aslında tüm zamanları bir mahzene tıktığımı görüyorum. Evimizin
altında olmayan, hiçbir evin, hiçbir toprağın, hiç bir evrenin altında olmayan mahzen.
Çocukluğum.
Ölümüm.
Beni böceklerin yememesi.
Doğumum. Daha yaşamadıklarım.
Daha yaşadıklarım.
Saniyeler geçip gittiklerinde ölür mü? Ne olur onlara?
Kimsenin girmediği mahzen.
Hiç bir eşyanın girmediğini mahzen.
Annelerin toplamayı beceremediği mahzen.
Bütün yaşamımın orada, oluşuyor, yok oluyor, yeniden başlıyor, işte, okula ilk başladığım
gün, işte, üniversite'den mezun olduğum gün, işte, Napolyon'un
yanındayım, işte,bir cep telefonu bayisinde sıra bekliyorum. Sırayla
hayatımda ki kadınları deniyorum ilk sevgilim olarak. İlk kavgam için
belki de tüm senaryoları denedim,başka bir pist buluyorum,ilk bilinçli
tuvalet tecrübesi, onu da kullanıyorum boyuna... İhtimaller...
Tüm ihtimaller aslında yaşandılar!
O mahzene hiç girmedim ben.
Bütün zamanlarım orada.
Şimdi dünyanın bütün ışık kaynaklarını topladım odama.
Her yer karanlık. Işıklar açık değil daha.
Hepsini bir düğmeye bağladım.
Elim uzanıyor.
Basıyorum.
O sırada.
Dilenciye 'bak' diyor birileri.
Bütün vücutları ayna.
Öldürüp. Yaşlanmasını bekliyorlar.. bekliyoruz.
Hastaneden çıkarken-ki aynı anda oluyorlar -eski bir tanıdığa rastlıyoruz.
Üstelik gülümsüyor ve hastasına maliyeti uzatıyor-
Para geçişi.
Üzülme diyor kapıya doğru sürüklerken,
Nasılsa, sadece yelkovanlar ereksiyon halinde!
Bu yazı 3673 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Düşük yapmış tanrılar geçiyor.
» Mahzen
» 'Belki kendimi anlatmıyorum...
» O kadar da kötü değil durum..
» Körlük gibi!
» Tavla,açık.
» Pinokyo
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter